Opencart Kurumsal Grande Türkiye

Maria Montessori Kimdir?

Gönderen GülenTilki 08/10/2017 0 Yorumlar Montessori Eğitimi,

Maria Montessori Kimdir?

 

1870 yılında İtalya'nın Ancone şehrinde dünyaya gelen Maria Montessori, 1896 yılında İtalya'da tıp doktoru unva­nını elde eden ilk İtalyan bayandır. Kendisini çocukların eği­timine adayan Dr. Montessori, 1898 yılında bir psikiyatri hastanesinde asistan olarak çalışmaya başlar ve orada zihin­sel engelli çocuklarla ilgilenir. Aynı yıl gerçekleşen Turin Kongresi'nde bu çocukların tedavisi ile ilgili olarak "bu en­gellilerin problemlerinin tıbbi değil, eğitimle ilgili olduklarım dü­şünüyorum" diyen Dr. Montessori, 1899 yılında bu çocukla­rın eğitimi konusunda halkı bilgilendirmek için bir dizi kon­ferans verir. Sonra kendisi bir engelli çocuklar okulunu yö­netir ve bu okulda çalışacak öğretmenleri yetiştirir.

Itard ve Seguin'in çalışmalarıyla tanıştığı Paris ve Lond­ra gezilerinden döndükten sonra, 1901 yılında kendi ilkele­rine dayalı okuma ve yazma ile ilgili bir öğretim yöntemi ge­liştirir. Geliştirdiği yöntemle eğittiği bir grup anormal çocuk normal çocuklarla aynı sınavlara katılırlar ve başarılı olurlar.

Bu sınavlardan elde edilen sonuçlar, geliştirdiği yöntemin normal çocuklara da uygulanabilirliği konusunda onu cesa­retlendirir. Kendisini birkaç yıl daha inceleme ve araştırma­ya verdikten sonra, San Lorenzo (Roma) mahallesinin başı­boş çocukları için çalışmayı kabul eder.

Orada "Case dei Bambibini - Çocuk Evi"ni kurar. Bura­sı, çocukların boylarına uygun mobilyalarla düzenlenmiş ve çocukların burada gün boyunca bir bayan öğretmenle birlik­te çalıştıkları bir yerdir. Maria Montessori, eğitim yöntemini, normal çocuklarla ilk kez 1907'de Roma'da kurulan bu "Ço­cuk Evi"nde uygulama imkânı bulmuştur. Bu uygulamadan sonra, Montessori yöntemi tüm dünyada yaygınlaşmıştır. Dubuc'un ifadesiyle hareket Roma'mn fakir bir banliyösün­de başlamış ve insanlığın geleceği olarak çocuğu tanımayı hedefleyen uluslar arası bir harekete dönüşmüştür.

Maria Montessori, 1909'da "Bilimsel Pedagoji" isimli eserini yazar. Eser çok sayıda dile çevrilir ve tüm dünya Maria Montessori'nin eğitimle ilgili bulgularından haberdar olur. 1913'de öğretmen yetiştirmek üzere uluslar arası kurs­lar düzenler. Sonra birçok ülkede konferanslar verir. Montessori'nin yeni eğitim anlayışım kararlı bir biçimde uy­gulamaya sokması kolay olmaz. O dönemin yöneticileri ile karşı karşıya gelmek zorunda kalır. Onu kendi ideolojilerine uygun bir eğitim vermeye zorlarlar. Ancak her türlü baskıya rağmen yönteminden taviz vermeyen Montessori, birçok de­fa sürgüne gönderilir. 1936'da Mussolini İtalya'sını terk et­meye zorlanan Montessori, önce İspanya daha sonra da İn­giltere'de yaşamak zorunda kalır. İngiltere'den çok sayıda Montessori okulunun kurulacağı Hollanda'ya ve daha sonra da Hindistan'a gider. 1946'da tekrar Hollanda'ya döner ve 1952'de 82 yaşında hayata gözlerini yumar.

 

Montessori'inin Etkilendiği Eğitimciler

 

Bir anlamda kendisini çocukların eğitimine adayan Dr. Montessori, başlangıçta engelli çocuklarla çalışması nedeniy­le onların öğrenme sorunlarına odaklanır. Bu süreçte konuy­la ilgili çalışma yapan eğitimcilerin yöntemlerini inceler ve işine yarayabileceğini düşündüğü unsurları alır ve uygula­maya koyar. Bu bağlamda, normal olarak birçok eğitimciden etkilenir. Fakat kendisini onların deneyimleriyle sınırlamaz. Kendi gözlem ve uygulamalarını da işe koşarak, kendisine haklı bir şöhretin kapısını açan kendi yöntemini geliştirir.

"Montessori engelli çocuklarla çalışırken, Aveyron ormanla­rında bulunan yabani bir çocuğu duyularım uyarmak ve geliştir­mek suretiyle medenileştirmeye çalışan eğitimci d'Itard ve Seguin'in eserlerini okumuş ve Fransa'ya giderek uygulamaları yerinde görmüş ve daha sonra kendi yöntemini oluşturarak kısa zamanda dünyada haklı bir üne kavuşmuştur.“

Seguin, aşamalı psiko-motor alıştırmalar, duyusal alış­tırmalar, bilişsel alıştırmalar, global etkinlikler (atölye, bahçe işleri) olmak üzere engelli çocuklar için dört grup etkinlik planlamıştır. Bu etkinlikler değişik isimlerle Montessori yön­teminde de yer almaktadır.

Eserleri dikkatlice incelendiğinde Maria Montessori'nin Kousseau'dan çok fazla etkilendiği görülmektedir. Yetişkinlerin çocuklara bakış açılarım ortaya koyma ve yetişkinlerin dünyasını sürekli eleştirme Rousseau'nun tavrını hatırlat­maktadır. Sütannelere, dadılara, kafeslere, bağlama kayışla­rına, koruma yastıklarına, yürüteçlere karşı çıkma durumla­rında Rousseau'nun etkileri gözlenmektedir. "Çocuk gelişme­sinde ne kadar serbest olursa, daha üst düzey gelişmelerine ve iş­levlerine o kadar çabuk ve o kadar mükemmel bir biçimde ulaşacak­tır" ifadesi "laisser faire (bırak yapsın)" anlayışının bir açılı­mıdır.

Montessori, Ovid Decroly'den de etkilenir. Hayatların­da ve eserlerinde oldukça fazla ortak noktalar bulunmakta­dır. Yaşlan neredeyse aynı: Montessori 1870 ve Decroly 1871 doğumlu. İkisi de tıp öğrenimi yaptılar ve ikisi de aynı yılda 1907'de kendi okullarını oluşturdular: Montessori Roma'da, Decroly Bruxelles'de. Çok sık buluşma ve tartışma imkânları oldu. İkisi de Itard ve Seguin'in eserlerini incelediler. Maria Montessori'nin, Pestalozzi, Froebel, Adler ve Nunn gibi dö­nemin "Yeni Eğitim" hareketi içerisinde yer alan eğitimcile­rinden de etkilendiği gözlenmektedir.

 

Maria Montessori’nin Eserleri

 

Montessori çocuklarla yaptığı çalışmalardan ve gözlem­lerinden elde ettiği sonuçları şu eserlerde ortaya koymuştur: II Metodo della Pedagogia Scientifica (Bilimsel Pedagoji Me­todu) [1909]; L'Auteducazione nelle Scuole Elementari (İlko­kullarda Kendi Kendine Eğitim) [1912]; Les Etapes de L'Education (Eğitimin Aşamaları) [1936]; De l'Enfant a l'Adolescent (Çocukluktan Ergenlik Çağma) [1949]. Daha sonraki tarihlerde basılan diğer eserleri şunlardır: Bambini viventi nella Chiesa (Kilisede Yaşayan Çocuklar) [1970]; II segreto dell'infanzia (Çocukluğun Sırrı) [1970]; Educazione a pace (Eğitim ve Barış) [1970]; Formazione dell'uomo (İnsa­nın Eğitimi) [1972]; La mente del bambino (Çocuğun Düşün­cesi) [1975]; La scoperta del bambino (Çocuğun Keşfedilme­si) [1980]; Educazione ali liberta (Özgürlük Eğitimi) [1986].

 

Montessori ile ilgili Türkiye'de Yapılan Çalışmalar

 

Montessori'nin II segreto dell'infanzia (Çocukluğun Sır­rı) adlı eseri iki değişik isimle Türkçeye çevrilmiştir. İlki, Gü­ler Yücel tarafından "Çocuk Eğitimi, Montessori Metodu" adıyla Türkçeye kazandırılmış ve Sander Yayınları tarafın­dan Eylül 1975'de basılmıştır. Yücel, kitabı İtalyanca baskı­sından değil İngilizce baskısından (The Secret of Childhood) Türkçeye çevirmiştir. İkincisi ise, "Annelik Sanatı" adıyla Cemal Külhanbeyi tarafından çevrilmiş ve Bahar Yayınları tarafından Nisan 1999'da yayımlanmıştır. Hangi dilden çev­rildiği kitabın kimlik bilgileri kısmında yer almamaktadır.

Montessori ile ilgili bir biyografik çalışma Leyla Onat tarafından "Maria Montessori, Dünyadaki eğitim sisteminde devrim yapan İtalyan doktor" ismiyle Türkçeye çevrilmiş ve İlk kaynak Yayınları tarafından 1996'da yayımlanmıştır.

"Alternatif Okullar" ismiyle İnayet Aydın tarafından hazırlanan kitapta "Montessori Okulları" başlığı altında Montessori Yönteminin uygulamasıyla ilgili bilgiler sunulmaktadır. Adı geçen kitap, 2002 yılında PegemA yayıcılık ta­rafından basılmıştır.

Eylem Korkmaz, 2005 yılında, "Montessori Metodu ve Montessori Okulları: Türkiye'de Montessori Okullarının Yö­netim ve Finansman Bakımından İncelenmesi" adıyla hazır­ladığı yüksek lisans tezinden kısaltmalar yaparak oluştur­duğu "Montessori Metodu, Eğitimde Bir Alternatif" isimli kitap, Montessori Yönteminin felsefi temelleri, özellikleri ve uygulamaları konusunda doyurucu bilgiler vermektedir. Ki­tap 2006 yılında Algıyayın tarafından basılmıştır.

Montessori'nin onlarca eserinden yalnızca bir tanesinin Türkçeye kazandırılması bir eksiklik olarak kabul edilebilir. Diğer eserlerinin de Türk okuyucularla buluşturulması ço­cuk eğitimi alanında önemli bir boşluğun doldurulmasına hizmet edebilir. Eğitim sistemlerinin çocuğu merkeze alan uygulamalara yer vermeye başladığı çağımızda,

 

Montessori Eğitiminin Bugünkü Durumu

 

Bugün 4500'ü Amerika Birleşik Devletlerinde olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde Montessori yöntemini esas alarak eğitim hizmeti veren çok sayıda (8000 civarında) okul bulunmaktadır. Montessori'nin geliştirdiği öğretim mater­yalleri, tıpa tıp aynıları olmasa bile tüm dünyada yaygınlaş­tı. Bugün okulöncesi eğitim kumrularında kullanılan mater­yallerin, oyuncakların çoğunda Montessori etkisini görmek mümkündür. Kısacası üstlendiği görevini içtenlikle yerine getiren Montessori, 1952'de ölmesine rağmen çocuk eğitimi konusundaki etkisini hala sürdürmektedir. Montessori yön­temi çağdaş öğrenme yaklaşımları çerçevesinde ele alındı­ğında, gelecekte de etkisini sürdürecek gibi görünmektedir.

Röhrs'ın da belirttiği gibi, Maria Montessori, yeni eğitim hareketinin önde gelen kişilerinden biridir. Evrensel boyut­larda eğitim ilkeleri oluşturmayı hedefleyen Montessori gibi bayanların sayısı pek fazla değildir. Eğitim alanında bu ka­dar güçlü ve geniş etki meydana getirebilenler ise çok na­dirdir. Maria Montessori, teori ve pratiği birleştirmede de örnek bir eğitimcidir. Yeni eğitim hareketinin başka hiçbir temsilcisi kendi teorisini bu kadar geniş bir alanda uygula­ma imkânı bulamamıştır.

 

 

Yorum Yap


Warning: fwrite(): supplied resource is not a valid stream resource in /home/gulentilki/public_html/system/library/log.php on line 10

Warning: fwrite(): supplied resource is not a valid stream resource in /home/gulentilki/public_html/system/library/log.php on line 10